logo

Bilme Hakkı

Bilme hakkı, herkesin geçmişte yaygın veya sistematik ihlallere yol açmış fiillerin nasıl işlendiği ve hangi nedenlerden kaynaklandığı konusunda bilgilendirilmesinin gerekliliğini anlatır. Bu hakkın etkili bir şekilde kullanılması, cezasızlık unsurlarının tekrar etmemesi için vazgeçilmez bir önem taşımaktadır. Bu çerçevede bilme hakkı ortak belleğin korunmasını ve mağdurların neye maruz kaldığını öğrenmesi gibi iki farklı boyut içerir. Ortak bellek, insanların bireysel olarak yaşadıkları deneyimlerin anılarından değil, ortak olarak deneyimledikleri süreçlerin bilgisinden kaynaklanır. Bireyler bu belleğe, onu paylaşan diğer insanlarla aynı zamanda yaşadıklarından ötürü sahip olurlar. Türkiye’de 1990’lı yıllarda yaşananlar, köy boşaltmalar, yargısız infazlar, toplu mezarlar vs. bu tarz bir deneyimin öğeleri olduğundan ötürü ortak belleğin bir parçası olarak değerlendirilebilir. Bu belleğin korunması, belli bir tarzdan anımsama biçimlerinin, özellikle “resmi tarih” ile bağlantılı olan hatırlama biçimlerinin egemen, hatta tek form haline gelmesini engeller. Bu sayede, geçmişte işlenen suçların inkar edilmesi ve dolayısıyla da cezasızlığın başka koşullarda tekrarının önüne geçilmesi için bireylerin kendi kimliklerini algılama biçimleri üzerinden dayanaklar tesis edilmiş olur.
 
Çatışma döneminden gerçekleştirilen hak ihlallerinin nedenleri ve hangi koşullarda gerçekleştiği, eğer mağdurun yaşamına kastedilmemişse mağdurun kendisinin veya yakınlarının bilgisi dışında yer alır. Oysa bu nedenlerin veya koşulların belirlenmesi, hem mağdurların başlarına gelen şeyle baş edebilme becerisini artırması hem de hangi koşullarda ihlallerin gerçekleştirildiğinin açığa çıkması bakımından önem taşımaktadır. Bu süreçle ilgili hakikatlerin aydınlatılması için tesis edilen hakikat komisyonlarının önemi de buradan kaynaklanır. Komisyonlar, kanıtların toplanması, tanıkların dinlenmesi ve tarafların belirlenmesinde oynadıkları işlevi, ancak bağımsız ve gerçekten etkili kurullar olarak işlediklerinde yerine getirebilir. Bu yüzden bazı durumlarda bu gibi hakikat komisyonlarına uluslararası gözlemcilerin atanması da mümkün olabilmektedir.

Bu site Diyarbakır Barosu tarafından geliştirilmiştir.